Performansları dönemsel olarak dalgalansa da bu çocukların hepsi şampiyonluk için ellerinden geleni vermeye gayret gösteriyorlar.
Dün bunun en çarpıcı örneklerinden birini vermiş ve daha terleri yeni kurumuşken, daldaki kuşlar için yakıp yıkmaya değer mi?
Başarmanın yarısı inanmaktan geçer, Fenerbahçe forması giyen bu futbolcuların oluşturduğu takımımız takdire şayan mücadelesi ile arzu ettiği şampiyonluğu kazanacaktır!
Gelenin, başımızın üstünde yeri vardır lakin var olanları baştacı yapmazsak gerisi laf-ü güzafdır.
Fenerbahçe’nin performansı dönemsel dalgalanmalar gösterse de, sahadaki her bir futbolcunun şampiyonluk hedefine olan sarsılmaz bağlılığı ve bu uğurda sergilediği azim göz ardı edilemez.
Takım ruhuyla hareket eden bu değerli oyuncular, potansiyellerinin zirvesine ulaşmak için var güçleriyle mücadele etmektedir.
Dünkü maçta ortaya konan adanmışlık, bu kararlılığın en somut kanıtıdır. Henüz alın teri kurumamış bu emeklerin ardından, anlık hevesler veya belirsiz beklentiler uğruna mevcut yapının temelini sarsmak, kazanılmış bu ivmeyi tehlikeye atmak anlamına gelir.
Unutulmamalıdır ki, büyük zaferlere giden yol, her şeyden önce mevcut değerlere sahip çıkmaktan ve onlara inanmaktan geçer. Zira başarının sırrı, inanmakta saklıdır.
Fenerbahçe formasını gururla taşıyan bu takım, sergilediği takdire şayan mücadeleyle hedeflenen şampiyonluğa ulaşacak güce ve inanca sahiptir.
Yeni yeteneklere kapımız her zaman açık olsa da, asıl olan, elimizdeki cevherleri baş tacı etmektir.
Aksi takdirde söylenen her söz, verilen her vaat, boş birer kelimeden ibaret kalacaktır.