Fenerbahçe'de Değişim Bir Tercih Değil, Bir Zorunluluktur.

Fenerbahçe'de Değişim Bir Tercih Değil, Bir Zorunluluktur.

Fenerbahçe’de Değişim Bir Tercih Değil, Bir Zorunluluktur.

Geçtiğimiz gün oynanan Beşiktaş derbisi, sahadaki skordan çok, saha dışındaki gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi.

Fenerbahçe tribünlerinden yükselen “istifa” sesleri, yalnızca bir maçın öfkesi değil; yıllardır biriken hayal kırıklıklarının, sabrı taşıran son damlasıydı. Sayın Başkan Ali Koç, göreve geldiğinizde Fenerbahçe camiasına umut olmuştunuz.

Temiz bir futbol düzeni, büyük bir değişim ve yeniden diriliş vaat etmiştiniz. Ancak zaman gösterdi ki, büyük vaatler büyük hayal kırıklıklarını da beraberinde getirdi.

Sportif başarısızlıklar, iletişimdeki yetersizlikler, tutarsız kararlar ve en önemlisi, Fenerbahçe ruhunun sahaya ve camiaya yansıtılamaması…

Bugün tribünlerde yankılanan her “istifa” çağrısı, bir veda değil; yeniden doğuş için yazılan bir manifestodur.

Sayın Başkan, “Fenerbahçe Çağı Başlıyor” ve “Cam tavanı kıracağız” dediniz. Peki soruyorum: Cam tavan mı kırıldı, yoksa umutlarımız mı?

Kırılan; milyonların hayalidir!

Kırılan; bu arma uğruna dökülen alın teridir!

Kırılan; Fenerbahçe’ye inanan kalplerin en saf duygularıdır!

Verdiğiniz sözlerin hangisi gerçekleşti?

Fenerbahçe tribünlerinde yükselen isyan, ne nefretin ne de düşmanlığın sesidir. Bu, kırılan güvenin, tüketilen umudun ve yaralanan gururun feryadıdır. Artık gerçeklerle yüzleşme zamanıdır.

Artık lafla peynir gemisi yürütme devri kapanmıştır.

Kongre üyelerinin başlattığı olağanüstü seçim için imza süreci bunun en açık göstergesidir.

Fenerbahçe’nin kaderi artık koltuklara yapışanların değil; değişim isteyenlerin iradesiyle belirlenecek.

Bu süreç sancılı mı olacak? Evet.

Zor mu olacak? Elbette.

Ama unutmayın: En karanlık an, şafağa en yakın andır.

Biz Fenerbahçeliler, sahada yalnızca skorun değil; onurumuzun, karakterimizin ve tarihimizin mücadelesini verdik.

Bugün de aynısını yapıyoruz.

Çünkü Fenerbahçe, yalnızca bir spor kulübü değil; bağımsızlık ruhunun, direnişin ve asla vazgeçmeyenlerin adıdır.

Bize düşen görev, inancımızı kaybetmeden, umudumuzu diri tutarak değişimin arkasında dimdik durmaktır.

Fenerbahçe’nin büyüklüğü, hiçbir yönetimin ve hiçbir başkanın tekelinde değildir.

Fenerbahçe’yi büyük yapan, milyonların taşıdığı o ortak ruhtur. Fenerbahçe’yi büyüten, sahada atılan goller değil; tribünde dökülen gözyaşları, yürekten yükselen dualardır.

Ve şimdi o dualar değişimi çağırıyor!

Şimdi birlik olma zamanı.

Şimdi değişim zamanı.

Şimdi Fenerbahçe’yi gerçek sahiplerinin, yani taraftarın, yani milyonların ayağa kaldırma zamanı!

Şimdi “Fenerbahçe bizimdir” deme zamanı!

Hiç kimse, ama hiç kimse, Fenerbahçe’den büyük değildir!

Koltuklar geçer, yetkiler biter, unvanlar silinir.

Ama biz kalırız!

Fenerbahçe kalır!

Başımız dik, yüreğimiz sağlam, inancımız sonsuz.

Çünkü biz Fenerbahçeliyiz.

Ve bu sefer kaybedecek olan, umutlarımız değil; sözünde duramayanlardır!