ADALET SAHADA YOKTU, FUTBOL YARA ALDI

ADALET SAHADA YOKTU, FUTBOL YARA ALDI

28 Şubat 2026 tarihinde oynanan Galatasaray - Alanyaspor müsabakası, skor tabelasında 3-1’lik bir sonuçla tescil edilmiş olsa da, Türk futbolunun vicdanında derin bir yara açarak ve adalet duygusunu yerle bir ederek tarihe geçmiştir.

“Rekabet, adil ortamda yapılırsa kupa kazanmak mutluluk verir!”, dün gece sahada sergilenen skandal hakem yönetimiyle adeta ayaklar altına alınmıştır.

Maçın sonucu değil, maçın nasıl yönetildiği, futbolun ruhuna nasıl ihanet edildiği, bu bildirinin temel konusudur. Maçın başından sonuna kadar, hakem Ali Şansalan ve ekibinin, Galatasaray lehine sergilediği taraflı ve basiretsiz yönetim, sistematik bir hatalar zincirine dönüşmüştür.

Henüz 12. dakikada Davinson’un kontrolsüz hareketine, 26. dakikada Torreira’ya yapılan faule, 29. dakikada yine Torreira’nın rakibine yaptığı net faullere sarı kart gösterilmemesi, cezasız bırakma politikasının ilk sinyallerini vermiştir. Devamında Boey ve Torreira’nın gol sevinçleri sırasında kural kitabında açıkça sarı kart olarak belirtilen hareketlerine göz yumulması, hakemin otoritesini ve inandırıcılığını tamamen ortadan kaldırmıştır.

Eski hakemlerin ittifakla “mutlaka sarı kart” olarak yorumladığı bu pozisyonlar, maçın gidişatını doğrudan etkileyen birer skandaldır. Ancak bardağı taşıran son damla, 90+3. dakikada yaşanmıştır. Galatasaraylı oyuncu Singo’nun rakibine yaptığı acımasız müdahale, futbol otoriteleri tarafından “amasız, fakatsız, lakinsiz kırmızı kart” olarak tanımlanmıştır.

Bu pozisyon, sadece bir hakem hatası değil, aynı zamanda VAR sisteminin neden var olduğunu sorgulatan bir akıl tutulmasıdır. Eski hakem Deniz Çoban’ın belirttiği gibi, “Sahada da kırmızı kart, VAR’da da kırmızı kart, her yerde kırmızı kart” olan bu pozisyonda VAR’ın devreye girmemesi, Türk futbolundaki adalet mekanizmasının çöküşünün en net resmidir.

Bu kararın bir sonraki hafta oynanacak Beşiktaş derbisini etkileyecek olması ise, durumu daha da vahim kılmaktadır.Yaşananlar, tek bir hakemin bireysel hatası olarak geçiştirilemeyecek kadar ciddidir.

Bu, bir zihniyet sorunudur. Kuralların herkese eşit uygulanmadığı, bazı takımların sistematik olarak kollandığı bir ortamda, ne rekabetten ne de adaletten bahsedilebilir.

Ali Şansalan’ın maç boyunca sergilediği “başarısız” ve “disiplin uygulamalarında hatalarla dolu” performansı, Türk futbolunun marka değerine indirilen ağır bir darbedir.

Bu yönetim anlayışı, sahada emek veren futbolcuların alın terine ve milyonlarca taraftarın adalet beklentisine yapılmış en büyük saygısızlıktır. Bu vesileyle, Türkiye Futbol Federasyonu’nu ve Merkez Hakem Kurulu’nu derhal göreve davet ediyoruz. 28 Şubat 2026 tarihli Galatasaray - Alanyaspor maçında yaşanan skandallar zinciri tüm çıplaklığıyla incelenmeli, başta hakem Ali Şansalan ve VAR odasındaki görevliler olmak üzere, bu adaletsizliğe imza atan herkesten hesap sorulmalıdır.

Sahada adaleti sağlayamayanların, futbolun hiçbir kademesinde yeri olmamalıdır. Futbolun sadece bir oyun olmadığını, aynı zamanda adalet, dürüstlük ve emek olduğunu unutmamalıyız.

Bu değerler ayaklar altına alındığında sessiz kalmayacağımızı ve temiz futbol için mücadelemizi her platformda sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.